Makale

“Bir Hukuk Mantığı Var mıdır?”ın Yeniden Basımı Üzerine Özeleştirel Bir Not

Ahmet Halûk Atalay   "Bir Hukuk Mantığı Var Mıdır"ın yazarı, bugün hukuk dünyasına aynı panformalist gözlüklerle bakmıyor. Ne var ki, yazının yazılma amaçları - çoğu operasyoneldiler - kısmen hala günceldir... Bu amaçlardan ilki "hukuk mantığı" teriminin, kendini hukukçu zanneden "mevzuat operatör"ünün bildiğini sezdiği ama kendisinden açıklaması istense doyurucu tarzda açıklama getiremeyişine dayalı olarak zatına ve "türdeşlerine" özgü "sıradışı bir yeti" sandığı şeyin hiç de öyle olmadığı ama pekala çözümsel kılınabileceği; yani her bilince açık olacak biçimde, kimi temel ve zorunlu önermelere indirgenebileceği idi: …
Makale

Bir Hukuk Mantığı Var mıdır?

Ahmet Halûk Atalay   Mantığın, tanımsal olarak doğru usavurmayı hatalı olanından ayırmak üzere kuruluşu, Hukuk Mantığı denildiğinde bundan, doğru hukuksal usavurmayı hatalı olanından ayırmak gibi koşut bir tanımsal temelin anlaşılması gerektiğini ortaya koyar. Ne var ki bu kadarı Hukuk Mantığının neden özgül bir mantık disiplini olduğunu açıklamaya yetmeyecektir. Tersi olsaydı mantığın konu edindiği anlamda usavurma süreçlerinin vuku bulduğu her bilim alanı adının sonuna "mantık" terimini ekleyerek elde edeceğimiz isim tamlamalarının mantık teriminin, Mantık Biliminin bir alt disiplinini belirleme amaçlı meşru kullanımı addedilmeleri gerekecekti. …
Makale

Sisifos’a Dair Kısa Bir Değerlendirme

Fatma Süzgün Şahin   Eski Yunan ima ederek söylemenin ustasıdır. Anlatılmak istenen ya da verilmek istenen mesaj, bir tragedya aracılığıyla sunulduğunda, izleyen kişiye dışarıdan üçüncü göz olma fırsatı da verilmiş olmaktadır.  Üçüncü göz,  müdahale etme gereği duymadan sadece izleyen ve izlerken geçmişi, geleceği ve şimdiyi tüm etkileşimleriyle, tüm olmuşlarla ve tüm olmamışlarla görebilen ilahi bir güç değildir. Üçüncü göz, doğrudan günümüz hukuk uygulayıcılarının da tarafından izlendiklerini düşünmeleri gereken bir güçtür. Çünkü uygulayıcıların yalnızca yasaları uygulamaları değil, adaleti gözetmeleri de gerekmektedir.    Tam metin için tıklayınız. …
Makale

Edebi Bir Tür Olarak Hukuk

Gökhan Yavuz Demir   Bildirimin başlığı “Edebî bir tür olarak hukuk.” Vurgu elbette başlığın ilk bölümü, yani “edebiyat” üzerine. Hiç kuşkusuz bu bir keşif değil, veya en azından benim keşif yaptığıma dair bir iddiam yok. Yine de meslekten hukukçulara karşı, hukukun edebî bir tür olduğunu iddia etmenin çılgınca bir teşebbüs olduğunun farkındayım. Bu yüzden sadece hukukçuların hoşgörüsüne sığınabilirim, fakat bu durum, metnimi acımasız ve sert eleştirilerden muaf kılmaz. Yapabileceğim en iyi şey, cevaplarını bulamasam da zihnimi meşgul eden bazı soruları paylaşmak olacak.   Tam …
Makale

Hukukun Feneri ve Günümüzde Hukukun Bir Sanat Olarak Öğretimi

Ahmet Halûk Atalay – Gökçe Çataloluk   Özet: XII. yüzyılda Iustinianus’un Digesta’sının Kuzey İtalya kütüphanelerinden birinde ortaya çıkması ile Roma Hukuku’nun “yeniden doğduğu” söylenir.  Hukuk tarihinin dönüm noktalarından biri sayılan bu olay,  hukuk öğretimini açısından da önemli bir gelişmeye yol açmıştır. Digesta’nın kopyalarının çıkarılmasıyla hukuk, evrenselleştirilebilir ve böylelikle öğretilebilir bir hal almıştır.  Bu gelişmenin ateşleyicisi ise 1088 yılında kurulan Bologna Üniversitesi Hocalarından Irnerius’tur. Irnerius, yeniden dirilen bu temel eseri anlatmakla kalmamış; öğretisini dil, mantıksal analiz ve retorik gibi sanatlar üzerinde temellendirmiştir. Bugün …
Makale Çevirisi

Hukuk ve Disiplinlerarasılık: Hukuk Araştırmalarının Kaçınılmaz Normatifliği Üzerine

Jan M. Smits   Makalenin aslı "Law and Interdisciplinarity:  On the Inevitable Normativity of Legal Studies" başlığıyla Critical Analysis of Law 1:1 (2014) ss.  75-86’da yayımlanmıştır. Çeviri, yazarın izniyle yayımlanmaktadır.   Türkçesi: Ertuğrul Uzun   LAW AND INTERDISCIPLINARITY: ON THE INEVITABLE NORMATIVITY OF LEGAL STUDIES The original text of the article was published in the Critical Analysis of Law (1:1 (2014) pp.  75-86) under the title "Law and Interdisciplinarity:  On the Inevitable Normativity of Legal Studies". Translation is published with the permisson of the author. Translated by Ertuğrul …
Dünyadan

Dünyanın Hukuk Kuramı

Koordinatör Furkan Kararmaz   Hazırlayanlar Furkan Kararmaz Dilara Buket Tatar Harun Bodur Fatma Süzgün Şahin   Legal Theory, Oxford Journal of Legal Studies, Ratio Juris ve The Journal of Legal Studies dergilerinin 2014 yılı yayınlarından seçme makalelerin kısa tanıtımı.   Tam metin için tıklayınız. (PDF)  
Editörden

Editör'den... (2015 Sayı 5)

Gökçe Çataloluk   Homeros, “boş sözler habistir” der. Günlerin tarifsiz acılar taşıdığı zamanlarda elde kalan tek avuntu belki de çalışmaktır. Online yayınlanan, üstelik de kurumsal aidiyeti olmayan bir hukuk dergisinin 11. sayısına ulaşmış olması, içinde bulunduğumuz kültürel iklimde azımsanmayacak bir başarı sayılabilir elbette. Ancak aynı kültürel iklimin temel meselelerinden birinin de sürdürülebilirlik olduğunu akıldan çıkarmamakta fayda var. Bu vesileyle işaret etmek isteriz ki, Hukuk Kuramı’nın varlığı ,“hakemli” makale formatı dışında kalan yazılarınızı, çevirilerinizi, karar ve kitap incelemelerinizi yayınlamakla “asıl anlamını kavrıyor”.    Tam metin için …
Makale

Sait Faik Abasıyanık’ın Bir Kıyının Dört Hikâyesi’nde Hikâye Anlatan ve Hikâyeleri Anlatılan Yoksullar

Rasim Erdem AVŞAR   Özet: “Sait Faik Abasıyanık’ın Bir Kıyının Dört Hikâyesi’nde Hikâye Anlatan ve Hikâyeleri Anlatılan Yoksullar” başlıklı bu makale, Erken Cumhuriyet Dönemi’nin 1930’lu yıllarındaki yoksulluğa odaklanır. Yoksulluğun bir insan hakları ihlali olarak izinin, hukuk ve edebiyat disiplininden hareketle edebiyatta aranabileceğini öne süren bu çalışmanın ana eksenini hikâye anlatıcılığı özelinde Walter Benjamin’in The Storyteller isimli makalesiyle, Sait Faik Abasıyanık’ın Bir Kıyının Dört Hikâyesi isimli öyküsünün karşılaştırmalı bir perspektiften okunması oluşturur.   Anahtar Kelimeler: yoksulluk, hikâye anlatıcılığı, Sait Faik Abasıyanık, Walter Benjamin, hukuk ve …
Makale

Türkiye Yargısının Ahlâkla İmtihanı: “Doğal Olmayan” İlişki

Kadir Eryılmaz   Anayasa Mahkemesi’nin son dönemde, Türk Ceza Kanunu’nun müstehcenlikle ilgili 226. maddesine ilişkin olarak verdiği karar, medyaya “devletin resmi ilişki biçimi belirlendi” şeklindeki haberlerle yansıdı. Karar, anılan maddede geçen “doğal olmayan ilişki” kavramının anayasaya uygun olduğunu belirterek kaldırılmasının gereksiz olduğundan bahsediyordu. Olay üzerine tartışmalarda genellikle Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ne anlama geldiğinden bahsediliyor, ancak bunun ilk derece mahkemeleri ve yüksek yargı tarafından uzunca bir süredir uygulanan bir pratik olduğu es geçiliyordu. Diğer yandan konu üzerine yazılıp çizilenlere bakıldığında karara karşı eleştirilere …