Hakemli Makale

Uzaktan Kumandalı ve Otonom Silah Sistemlerinin Uluslararası İnsancıl Hukuka Etkisi

Can Şimşek



 



Özet: Günümüzün teknolojik gelişme ivmesi, her alanda olduğu gibi savaş alanında da açık bir zihinle yüzleşmemiz gereken hukuki ve etik sorunsallar ortaya çıkartmaktadır. Havada, karada ve denizde insansız silahlı araçlar giderek yaygınlaşmaktadır. Uzaktan kumandalı ve otonom silahlar devletlere askeri verimlilik, silahlı kuvvetlerin potansiyel hedef olmasının önüne geçilmesi, sivil zayiatın minimize edilmesi ve askere alımlara karşı toplumsal direnişin azalması bakımından avantajlar vaat etmektedir. Ayrıca bu silahların üretimi, bakımı ve kullanımı daha ucuzdur. Bu gelişme çatışma maliyetini ekonomik ve sosyal anlamda düşürdüğü için devletlerin çatışmadan kaçınma eğilimlerini azaltarak olumsuz bir etki gösterme riskini de beraberinde getirmektedir. Otonomi seviyesinden bağımsız olarak, uzaktan kumanda edilen silahlı insansız araçlarla birlikte ortaya çıkan bu risk uluslararası hukuk bakımından etki doğurmaktadır. Bu çalışmanın ilk bölümünde Jus ad bellum bağlamında genişleyen çatışma alanı sorunsalına değinilecek, ikinci bölümünde ise otonom silahların Jus in bello bağlamında açıklanan ilkelerle uyumluluk kapasiteleri ele alınacaktır. Bu kapsamda özellikle tam otonom silah sistemlerinin insancıl hukuk ilkelerine uyumlu olamayacağı savı değerlendirilecektir.



Anahtar Kelimeler: Otonom Silah Sistemleri, Uluslararası Hukuk, Uluslararası İnsancıl Hukuk, İnsansız Savaş Araçları, Orantılılık



 



IMPACT OF REMOTE CONTROLLED AND AUTONOMOUS WEAPON SYSTEMS ON INTERNATIONAL HUMANITARIAN LAW



Abstract: The accelerating technological development of modern-day reveals the legal and ethical problems that we have to confront with an open mind in every respect including warfare. Unmanned armed vehicles are becoming increasingly widespread in the naval, land and air forces inventory. Remote controlled and autonomous weapons promise military benefits to the states in terms of military efficiency, avoiding the potential dangers to armed forces, minimizing civilian casualties and reducing social resistance to recruitment. Moreover, the production, maintenance and use of these weapons are cheaper. This development poses the risk of exerting a negative effect by reducing the tendency of states to avoid conflict since it lowers the economic and social costs of armed conflicts. This risk, independent of the level of autonomy, has emerged with remotely controlled armed unmanned vehicles and has had international legal implications. In the first part of this study, the conflict zone problem will be explained in the context of Jus ad bellum, and in the second part, the adaptability of autonomous weapons to humanitarian law principles will be discussed in the context of Jus in bello. In this context, the argument regarding the non-compliance of full-autonomous weapons systems with humanitarian law principles will be evaluated.



Keywords: Autonomous Weapon Systems, International Law, International Humanitarian Law, Unmanned Combat Vehicles, Proportionality



 



Tam metin için tıklayınız. (PDF)